| Menü |
 |
|
|
| Ahıskalılar Durum |
 |
|
|
| Anket |
 |
|
|
| Saat ve Tarih |
 |
|
|
| Dosyalara Göz Atalım |
 |
|
|
| ATASÖZLERİMİZ |
 |
| | 206. Qırx illik balığa üzmek ögredir.
|
|
|
|  SOHBET ODASI - RADYO AHISKA - AHISKA TV - FİLMLER
   
| | |
AHISKA DERGİSİNİN 9. SAYISI ÇIKTI...
| | |
DUYURU - RUSÇA BİLEN ELEMAN ARANMAKTADIR...

| | |
|
ARAŞTIRMA: UZUN İNCE BİR YOL
|

Geçenlerde internet üzerinden Ahıska Türkleri içerikli bir tarama yaptım.
Tesadüfen http://www.ca-c.org/about.shtml web sayfasında “ПРОБЛЕМЫ РЕПАТРИАЦИИ
МЕСХОВ В ГРУЗИЮ” yani “Mesketlerin Gürcistan’a Dönme Sorunu” başlığı altında bir
makaleye rast geldim. İnternette her hangi bir konu taraması yaptığınız zaman,
yüzlerce hatta binlerce bilgiye ulaşabiliyorsunuz. Nitekim Ahıska Türklerini
konu sayfalarca bilgiye de rahatlıkla ulaşmak mümkündür. Ancak söz konusu makale
özellikle dikkatimi çekti; çünkü bu çalışma “Gürcistan nüfus araştırmaları
merkezi” üyelerince kaleme alınmış ve bilim sonuçlarını içermekteydi.
Söz konusu makaleyi okurken ilk olarak dikkatimi çeken, makaleyi kaleme alan
araştırmacı arkadaşların ısrarla Ahıska sözcüğünden kaçınmaları ve bunun yerine
“турков-месхетинцев” yani “Mesket-Türkleri” tanımlamasını kullanmaları oldu.
Neredeyse on iki sayfadan oluşan bu makalede Mesket-Türklerinin aslında Türk
değil özbeöz Gürcü kökenli olduğu, Osmanlı etkisi sonucu Müslümanlığı
benimsedikleri vurgulanmaktaydı. Mesketlerin bir Gürcü boyu olduğu ve tarihte
Gürcü kimliğinin oluşmasında önemli mevki üstlenmiş olması gayet tabiidir; çünkü
Mesketler gerçekten de Gürcü kavmidirler. Ancak buradaki anlaşılmazlık, Ahıska
Türklerinin Gürcü boyu olan Mesketlerle aynı kefeye konmasından
kaynaklanmaktadır. Nitekim tarihi akış içerisinde bu coğrafyada Mesketlerin
yaşamış olması, bölgedeki öbür milletlerin de Gürcü (Mesket) olduğu anlamına
gelmez, gelmemelidir.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 05.07.2008 Saat: 21:23 (78 okunma)
|
|
|
|
MAKALE: AHISKA TÜRKLERİNİN VATAN SEVGİSİ
|

Vatan
olmadan bir milletin ayakta durması mümkün değildir. Vatansız bir millet
ezilmeğe, dağılmaya ve parçalanmaya mahkûmdur. Bir milletin var olması ve devam
edebilmesi ancak vatana sahip olmakla mümkündür. İşte var olan vatanın korunması
veya elden çıkmış vatana tekrar sahip olunabilmesi vatan sevgisiyle elde edilir.
Vatan sevgisi, sevgilerin en mukaddesidir. Efendimizin
buyurduğu Vatan sevgisi imandandır hadisinin bilinci altında olmak her
Müslümanın vazifesidir. Vatan sevgisinin imandan olması hasebiyle, vatan uğrunda
ne gerekirse yapabilecek aşka ve samimiyete ihtiyacımız vardır. Bu sevgi
yalnızca söz ile değil icraatlarla gerçekleşir. Gecesini gündüzüne katarak aşkla
şevkle vatan için mücadele edenle yalnızca sözde vatan sevgisine sahip olan
hiçbir zaman aynı kefeye konulamaz. Vatanını seven kişi gerekirse onun uğrunda
canını, malını ve her şeyini feda etmekten çekinmez.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 28.06.2008 Saat: 21:03 (72 okunma)
|
|
|
|
MÜZİK/SANAT: MAHALLÎ AHISKA MÜZİĞİ KAYBOLMAK ÜZERE
|

Değerli
AHISKA okuyucularımız, dergimizin bu köşesini Mahallî Ahıska müziğine ayırdık.
Dergimize böyle bir konuyu ayırmaktaki amacımız hepimizin ortak sorusu olan
“Acaba bizim mahallî müziğimiz gerçekten var mıdır?” sorusuna cevap aramaktır.
Belki bazılarınız bu konuya ön yargıyla yaklaştığımızı düşünerek “Tabii ki bizim
de mahalli türkülerimiz ve halk oyunlarımız mutlaka vardır” diyecektir.
Doğrudur, vardır; ama hangisi?
Ben 1966 Özbekistan doğumluyum. Babamın “Anavatanımıza bir
adım daha yakın olalım” arzusuyla başka bir Kafkas devleti olan Azerbaycan’a göç
ettik. Burada Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Halk Müziği Bölümünden mezun olduktan
sonra beş yıllık müzik öğretmenliği geçmişim oldu. 1996 Bursa’ya göç ettim.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı Türk halk müziği bölümünde müzik
öğretmeni olarak işe başladım ve halen bu vazifemi sürdürmekteyim. Okuduğum
kaynaklardan edindiğim bilgilere göre Türk halk müziğinde yirmi binin üzerinde
türkü vardır ki bunların yalnızca on bini derlenip kültürümüze kazandırılmıştır.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 28.06.2008 Saat: 20:57 (117 okunma)
|
|
|
|
MAKALE: VATAN DEMEK…
|

Hayatta
her mahlûkatın tabii olarak dünyayla tanıştığı ilk yeri, bir başlangıç noktası
vardır. İşte, bu başlangıç noktasına vatan denir. Vatan demek ana yurt demektir.
İnsan her ne kadar çeşitli vesilelerle ana yurdundan ayrılmak başka yerlerde
(buna gurbet denir) yaşamak zorunda kalabilir olsa bile hiçbir insan kendi öz
vatanından ayrılmak istemez. Bunu yalnızca insan için değil bütün mahlûkat için
tahayyül edebiliriz. Ana vatanı ve yetişme alanı ekvator olan bir bitki nasıl ki
başka bir iklim bölgesine götürülünce yetişmez (yetişse bile aynı kalitede ürün
alınmaz) insan için de vatan bu mesabededir. Bu yüzdendir ki insan içinde
bulunduğu ve ait olduğu öz varlığından ve kültüründen koparılınca gittiği ve
götürüldüğü yerde uyum sorunu yaşar.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 28.06.2008 Saat: 20:49 (92 okunma)
|
|
|
|
MAKALE: UKRAYNA’YA FARKLI BİR BAKIŞ
|

Bir
gönül işi vesilesi ile Ukrayna’nın Donetsk şehrinde üç günlük bir ziyarette
bulundum. Buna ilişkin izlenimlerimi sizinle bir anı tadında paylaşmak ve bu
ülkeye ilişkin bazı önyargıları da ortadan kaldırmak için bu seyahatimi yazmak
gereği hissettim.
Hava alanına doğru yol alıyorduk, ben de bir heyecan vardı;
çünkü bu benim yurtdışına ilk çıkışımdı, bunun yanında soydaşlarımıza
ulaştırılmak üzere yanımıza aldığımız Ahıska Türklerine ilişkin dergilerin
sahiplerine nasıl ulaştırılacağını da arkadaşla konuşuyorduk. Bu konuşmalar
altında hava alanına ulaştık ve uçağımızın kalkışına sadece bir saat zaman
vardı. Dakikalar bana saatler gibi geldi, hem sabırsızdım hem de sıkılıyordum
bunun sebebi buluşacağım kişiyi özlemiş olmam ve de Ukrayna’yı merak etmemdi.
Zaman gelip çattı ve biz valizlerimizi teslim ettikten sonra pasaport
denetiminden geçtik bu aşamayı da geçtikten sonra bekleme salonunda yaklaşık on
dakika bekledik. Beklemenin ardından Donetsk’e havalanacak olan uçağımıza bindik
velhasıl uçak havalandı ve biz de Ukrayna’ya ilişkin maceramıza başlamış olduk
pilot uçuşa ilişkin bilgi verirken yaklaşık iki saat havada kalacağımızı
söyledi.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 14.06.2008 Saat: 18:45 (144 okunma)
|
|
|
|
MAKALE: AHISKAM
|

Dünyanın her bir yerinde, vatandan uzak, vatan hasretiyle
yanan, vatan özlemi ile kendi değerlerini, örf adetlerini her şeye rağmen
koruyarak mücadele eden bütün Ahıskalılara buradan saygı ve selamlarımı sunarak
devam ediyorum.
Bizler bu koca metropol şehirde sesimizi duyurabilmek, en
azından biz de varız diyebilmek istiyoruz, lakin çok fazla destek göremiyoruz.
Herkesin bizi desteklemesini ve bu kısa yazıdan sonra bizi çok iyi anlamanızı
istiyorum. Usanmasınlar, yılmasınlar, şüphe ile bakmasınlar. Hep beraber,
birlikte fedakârlık yaparsak başarılı olacağımıza inanıyorum. Dertleri durmayan
artan, evlatları ezilen ağlayan bir annedir Ahıskam.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 14.06.2008 Saat: 18:21 (107 okunma)
|
|
|
|
YORUM: AHISKALILAR ŞİMDİ NEREYE?
|

Sevgili
dostlarım, değerli okuyucularımız, tarih sürecini incelediğimizde anlaşılacak
ki, Dünya da bir ülkeden – bir ülkeye göç etmeyen, taşınmayan, sıkıntı ve zorluk
çekmeyen bir toplum olamaz. Muhakkak bir yerden, diğer bir yere göç etmişlerdir.
Fakat enteresan kısmı, Sürülmek, Sürgüne uğramak, Sürdürülmek ve yahut “SÜRGÜN”
de ne demek?, halen tam analiz etmiş değilim. Sizlerle bu satırları, yani
geçmişimizi paylaşmamın nedeni de, belki de bizlere bir şeyleri hatırlatacaktır.
Çağımızın 21. yüzyılın da iletişim ve enformasyon alanlarında teknolojiler
bilindiği gibi çok gelişmektedir. Kaynaklara ve dipnot’lara daha kolay erişe
biliyoruz.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 07.06.2008 Saat: 09:29 (221 okunma)
|
|
|
|
DİN/KÜLTÜR: AHISKALI ALİ HAYDAR EFENDİ (K.S.) 1870 (H.1288) - 1960 (H.1380)
|

Ali
Haydar Efendi (K.S.), Ahmed Hamdi Hoca'nın derslerine devam ederken, o devirde
kadı yetiştiren Medresetü'l-Kuzat'a ( o zamanın Hukuk Fakültesi ) giderek,
oradan da diploma almıştır. (1906) İlk adli vazifesi Burdur kadılığıdır. Sonra
Uşak kadılığı ve sonra Denizli kadılığı olmuştur. Daha sonra İstanbul İstinaf
Mahkemesi ( dava mahkemeleri ile temyiz mahkemeleri arasında bir derece yüksek
mahkeme) üyeliğine getirildi.. Bu vazifede iken hukuk mektebinde Mecelle ve
Usul-i Muhakematı Hukukiye derslerini okutmaya başladı. Ardından sırasıyla
İstanbul Bidayet Mahkemesi, İkinci Hukuk Dairesi Başkanlığı, Bidayet Mahkemesi
Başkanlığı, İstinaf Mahkemesi İkinci Hukuk Dairesi Başkanlığı, Temyiz Mahkemesi
üyeliği, aynı mahkemenin hukuk dairesi üyeliği, sonra başkanlığı ve temyiz
mahkemesi başkanlığı görevlerinde bulundu.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 28.05.2008 Saat: 20:27 (106 okunma)
|
|
|
|
HABER: Denklik sorununa 'neşter' atıyoruz
|

YÖK
Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, yıllardır yurtdışından aldıkları
diplomalarda denklik sorunu yaşayan binlerce öğrenciye müjde verdi. Özcan,
denklik konusunda yeni çalışma başlattıklarını belirterek "Kriterlere uygun,
kaliteli üniversitelerden alınan diplomalara denklik vermek için çalışma
başlattık. Sorunu çözeceğiz, günde YÖK'ün denklik verdiği 250 diplomayı
imzalıyorum" dedi.
Yusuf Ziya Özcan diplomaları YÖK tarafından tanınmayan üniversitelerin
derslerinin Türkiye'deki fakültelerin ders programları ile kıyaslanarak yeniden
değerlendirildiğini söyledi. Özcan Denklik Komisyonu'nun fazla mesai ile
çalışmaya başladığını, artık günde denklik verilen ortalama 250 diploma
imzaladığını söyledi.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 09.05.2008 Saat: 10:00 (190 okunma)
|
|
|
|
MAKALE: O BİR AHISKALI VE AYNI ZAMANDA AZERBAYCAN’IN MİLLİ KAHRAMANI
|

AZNAUROV
İSKENDER SÖHRAB OĞLU 16.08.1956-18.04.1993
Ahıskalılar yaşadığı her yeri kendi Vatanı gibi sevmiş ve
korumaya çalışmıştır.Onlar gittikleri her yeri Gülistan’a çevirmiş ve Ahıska,
Adigün, Sviri, Varhan gibi yeni köyler kurarak doğma yerlerini sonsuzlaştırmak
istemişlerdir.Yaşlılar 1944 Özbekistan’ını,1957 Azerbaycan’ın Muğan bölgesinin
çöllerini,1989 Fergana olaylarından sonra gittikleri Rusya’nın ıssız ve kimsesiz
kara topraklarını çok iyi hatırlarlar. Ahıskalılar öz zahmetleri ile ün kazanmış
ve bir çoğu Emek Kahramanı unvanını almıştır.Toprağı elde silahla korumaktan da
Ahıskalılar başkalarından geri kalmamışlardır.Azerbaycan’ın korunmasında
yüzlerce Ahıskalı şehit olmuş ve bir çokları da ağır yaralar alarak bu gün de
hayatlarını sürdürmektedirler. Bu gün Azerbaycan’ın Milli Kahramanları
listesinde bir isim saygıyla anılmaktadır.Bu isim Aznaurov İskender Söhrab
oğludur.
|
Gönderen: AHISKALILAR Tarih: 23.04.2008 Saat: 13:34 (204 okunma)
|
|
|
|
| Köşe Yazıları |
 |
| | Burhan ÖZKOŞARDr. Adem AHISKALIDr. Ahmet NİYAZOVDr. İkram ÇINARDr.Alesker ALESKEROVDr.Rüstem MürseloğluGüngör EKİNCİMircevat AHISKALITerane MURADOVA |
|
|
| Ahıska ile ilgili Bilgiler |
 |
|
|
| Site İçi Arama |
 |
|
|
| FİKİR MEYDANI yeni |
 |
|
|
| Popüler şiirler |
 |
|
|
| Sözlük |
 |
|
|
|